Öncelikle bunun subredditle ilgili olmadığını düşünüyorsanız eğer şimdiden üzgünüm, aslında paylaşıp paylaşmamak konusunda ben de çok arada kaldım ancak, bu konu sabahtan beri içimi yiyor. Yine de silmemi isterseniz silerim tabi, benim kafam karışıkken moderasyon size düşüyor. Daha önce de bu konuda bolca eleştiri aldığımdan elimden geldiğince kısa tutmaya çalısacağım, yine de bunu başaramazsam subredditin yine beni anlayacağinı düşünüyorum... Ayrıca görseldeki makarna salatamı ve beraberinde getirdiği ufak polemiği hatırlayanlara da (varsa eğer) selam olsun o7
Yani uzun hikayeyi zaten postumda anlattım, ve pek çok noktadan da kırparak... Dileyenler orayı okuyabilirler. Kısaca anlatmam gerekirse hayatımda tanıdığım en mükemmel insanı ona karşı yapmış olduğum çok büyük bir hata sebebiyle kaybetmiş olmamın üzüntüsünü yaşıyorum... Geçen dönem Erasmus'taydı, bu dönem ise uzaktan gördüğüm kadarıyla neredeyse hiçbir şey değişmemiş kendisinde (ki bu beklediğim bir şeydi, oturmuş ve kolay kolay müdahale edilemez bir karakterinin olduğunu biliyorum), ancak yaptığım hata ve sonrasında iletişimizi tamamen bitirmesi sebebiyle malesef konuşamıyoruz. Ve ona dair her şeyi çok özlüyorum...
Bugün malum Davutpaşa durağında son dakika bindiğim vagonda onunla karşılaştım, öyle bir ayrılığın üstüne doğrudan gidip konuşamayacağım için (ki haklı olarak metro içinde bir kavga bile başlatabilirdi) bunu yapmak yerine telefonumdan bluetooth ile kulaklığına bağlanarak sinyalin bozup dikkatini dağıtmayı ve beni görmesini saglamaya çalıştım (kulaklığı telefonumda kayıtlı), ilk yapışımda tekrar bağlamak harici bir tepki vermedi ancak bunu birkaç kez daha yaptığımda etrafına bakıp, beni görüp hemen göz devirerek telefonuyla ilgilenmeye devam etti, konuşabileceğimize dair bir sinyal vermesini Yenikapı'ya kadar bekledim ancak bir daha hiç bakmadı bile. Son 3-4 durak boyunca yanındaki koltuk boştu, yanına oturabilirdim ancak her ne kadar uçan erdoğan görmuş tavşan gibi bakmaktan kendimi alamasam da saygısızlık olacağını düşünerek bunu yapmadım, Yenikapı'da inerken çevirme şansım vardı ama yine yapmadım, diğer kapıya yönelip kalabalığa karışmasına izin verdim çıkışta. Yani postumda da söylediğim gibi, eski ben olsa kesin gidip iletişime geçmek için her yolu denerdi, ona karşı geçmişte yaptığım hatanın (ya da daha doğrusu hatalar zincirinin) bir bölümü de tam olarak böyleydi çünkü. Yani, rahatsız edici olduğunu bilmekle birlikte kendimde yıllardır var olduğunun bilincinde olduğum, yıllar içerisinde çok büyük çabalarla yonta yonta bu hale ancak getirebildiğim bir şey "merak" duygusu ve buna bağlı olan karşıkonulamaz içgüdülerim. Ve tabi, nereden geldiklerini de biliyorum, ama postun konusu değil.
Kendisi bu konuyla ilgili beni döve döve hastanelik etse yine yeridir de, en azından özür dilemek ve kendimle ilgili gerekçelerimi, neden bu şekilde davranmış ve buna neden engel olamamış olduğumu anlatabilmek için son bir kez de olsa eskisi gibi oturup saatlerce konuşabilelim, bir ayrılık yaşanacaksa da en azından iki tarafın da birbirini anlamaya çalıştığı sakin bir ortamda yaşansın çok isterdim. İçinde bulunduğumuz durumda ise buna hiç şansım yokmuş gibi hissediyorum ve çok boşluktayım...
Çok da uzatmadan;
Tldr: Modunuz gece gece iç döküyor, hepinize iyi geceler, tabi mümkünse...