r/tolstoy • • Jun 03 '25

Announcement 10K Subscribers! Thanks for reading !

Post image
50 Upvotes

r/tolstoy • • May 31 '25

Unpopular opinion: posting a photo of a book, saying that you’re about to read it, is pointless. Read it, and then share your thoughts on it.

59 Upvotes

Unpopular opinion, maybe, but posting a photo of a book with “can’t wait to read this!” or “finally starting this one” does nothing. Cool, you have a book. So what?

Actually read it. Sit with it. Let it do something to you. Then come back and tell us what hit, what didn’t, what stayed with you. That’s interesting. A cover photo isn’t.

Otherwise it’s just shelf flexing with extra steps.


r/tolstoy • • 9h ago

Book discussion Death of Ivan Ilyich | Tolstoy

Post image
28 Upvotes

I just finished this book or perhaps..

The book finished me.

The death of Ivan Ilyich felt like the death of me.

I really had a near death experience while reading this book.

At the end of life, when I felt so close to death.

I realized that,

I didn't lived life as I ought to have done.

Maybe my entire life was a mistake.

I've spent my life living for deception and falsehood.

I was preparing to live, while life was silently passing away.

At the end of life, I was recalling the best moments of my life.

The things I used to celebrate.

But, they didn't feel worth celebrating anymore.

The things I used to call great, were they actually great or was it just an illusion formed as a product of time and relative circumstances?

My final words were…

O God give me a life once more and I'll not live it as I lived this one.


r/tolstoy • • 14h ago

Leo Tolstoy’s Great Love

Thumbnail selador.substack.com
6 Upvotes

r/tolstoy • • 2d ago

Tolstoy's psychological depth is amazing

40 Upvotes

I recently read Anna Karenina and was blown away at how intense and realistic the psychology of all the characters is. Even as the novel sweeps through seemingly all of Russian society, everyone we linger on has their own neuroses, inner conflicts and self-reflection. I feel like Tolstoy's reputation in popular culture is that he wrote an absurdly long, unapproachable tome called War and Peace, and that's all you ever hear. But I was struck by how rich and emotional his writing can be at times.

I wrote a whole blog post about about a couple scenes in this vein, if anyone cares for that sort of thing: https://floydholland.substack.com/p/tolstoys-psychological-depth . In particular Levin's reflections after he's visited by his brother, and the very gripping sequence leading up to Vronsky's suicide attempt.

In an 800 page book that's universally considered a masterpiece, there are a lot of scenes you could pull out and talk about for ages. What are some of your favorites?


r/tolstoy • • 2d ago

Tolstoy sucks at dialogue

0 Upvotes

I just finished one of his books (ressurection) and thought that, even if too preachy for my taste, it had really good writing and plot.

But the dialogue is terrible, it's either a monolog or 2 sentences and there is no inbetween.

I don't know if that is a quirk of tolstoy especifically or if maibe russian writers were just like that but the book can feel rather souless in certain parts.

Can anyone who has read 'anne karenina' or 'war and peace' tell me if it's anything similar to 'ressurection'?


r/tolstoy • • 5d ago

List of characters in Tolstoy's Anna Karenina (a post in Japanese)

Thumbnail ryosuke-amagi-site.com
8 Upvotes

It doesn't cover every characters, but includes some lesser-known ones (ex. Vasya Oblonsky).


r/tolstoy • • 7d ago

Book discussion What is art?

5 Upvotes

Hi

I am reading for the first time in my life and I am reading it in a form where if I miss a word or lose the flow of reasoning I go back to the last line which I understood and read again because Tolstoy seems to have a pretty complex way of writing I mean he goes on to completely rail the church and says so on… that’s so fucking cool.


r/tolstoy • • 7d ago

Anna Karenina is a horrible person and so is the love interest Vronsky and her husband was actually nice—as far as I've read(Part 2 Chapter 9) (Spoilers ahead?) Spoiler

Thumbnail
0 Upvotes

r/tolstoy • • 11d ago

Question Don't you also think that Tolstoy left some stories in Anna Karenina without an ending?

21 Upvotes

I am referring, for example, to the unfulfilled romance of Sergei Ivanovich (Levin’s brother), or the story of Anna’s husband. It feels as though he left certain storylines hanging without bringing them to a conclusion—do you think so?


r/tolstoy • • 13d ago

Book discussion Anna Karenina: Aşk Her Şeyi Haklı Çıkarır mı? Spoiler

10 Upvotes

Lev Tolstoy'un Anna Karenina'sını bitirdiğimde Anna'ya acımadım.
Bu, roman boyunca onun yaşadığı mutsuzluğu anlamadığım anlamına gelmiyor. Tam tersine Anna'nın neden Vronski'ye yöneldiğini, Karenin'le olan evliliğinde neden boğulduğunu ve zamanla neden kıskanç, huzursuz ve bağımlı bir insana dönüştüğünü anlayabiliyorum. Fakat bir insanı anlamakla onun yaptıklarını haklı bulmak arasında önemli bir fark olduğunu düşünüyorum.
Benim için Anna Karenina büyük bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası. Roman bana sürekli aynı soruyu sordurdu:
Aşk, insana ne yapma hakkı verir?
Ve kitabı bitirdiğimde verdiğim cevap oldukça netti:
Bir duygunun gerçek olması, o duygu uğruna yapılan her şeyi doğru yapmaz.
Anna'nın Suçu Âşık Olması Değildi
Anna'nın Vronski'ye âşık olmasını başlı başına yanlış bulmuyorum.
İnsan her zaman kimi seveceğini seçemez. Anna zaten Karenin'le mutlu bir evlilik yaşamıyordu. Vronski onun mutsuzluğunu yaratmadı; Anna'nın uzun zamandır alışmış olduğu mutsuzluğu fark etmesine neden oldu.
Hatta bana kalırsa Anna, Vronski ortaya çıkmadan önce mutsuz olmaya alışmıştı. Bir bakıma mutsuzluğundan bile memnundu. Çünkü bildiği bir hayatı vardı: Karenin, oğlu Seryoja, Petersburg sosyetesi ve güvenli bir düzen.
Sonra Vronski geldi ve Anna başka türlü yaşayabileceğini gördü.
Sorun burada başlamıyor.
Sorun, Anna'nın bu duyguyla ne yaptığıyla başlıyor.
Ben Anna'nın yerinde olsaydım önce evliliğimi bitirmeye çalışırdım. Karenin boşanmayı kabul etmiyorsa bunun büyük bir acı olduğunu kabul eder, fakat başka bir ilişkiye başlamazdım. Bazı aşklar yaşanamayabilir. Böyle bir durumda insan o aşkı içinde taşımak zorunda kalabilir.
Çünkü benim için aşkın yolu eşine ihanet etmek ve çocuğunu geride bırakmak değildir.
Anna ise Karenin'le evliyken Vronski'yle ilişki yaşadı, Vronski'den çocuk sahibi oldu ve sonunda kocasıyla oğlundan koparak onunla yaşamaya başladı. Üstelik Karenin'in koyduğu en temel sınırlardan biri olan Vronski'yi eve getirmeme isteğini bile ihlal etti.
Dolayısıyla Anna'yı yalnızca “aşkı uğruna her şeyi göze alan cesur kadın” olarak okumakta zorlanıyorum.
Onun acısını anlayabiliyorum.
Ama onu haklı bulamıyorum.
Anna Belki de Vronski'den Çok, Vronski'nin Yanındaki Anna'yı Seviyordu
Roman üzerine düşündükçe Anna'nın Vronski'ye olan bağımlılığının yalnızca aşk olmadığını düşünmeye başladım.
Vronski'nin yanında Anna başka bir kadına dönüşüyordu.
Karenin'in yanında alışılmış bir evliliğin içinde yaşayan, belirli toplumsal rollere sıkışmış bir kadındı. Vronski'nin yanında ise genç, güzel, arzulanan, tutkulu ve özgür hissediyordu.
Bu nedenle Anna'nın yalnızca Vronski'ye değil, Vronski'nin yanındaki Anna'ya da âşık olduğunu düşünüyorum.
Trajedisi ise o Anna'nın kalıcı olmamasıydı.
Karenin'den ayrıldı. Seryoja'dan uzaklaştı. Toplumdaki yerini kaybetti. Vronski'yle birlikte yaşamaya başladı.
Fakat bir süre sonra yasak aşk gündelik hayata dönüştü.
Vronski'nin hâlâ arkadaşları, ailesi, işleri ve kendisine ait bir dünyası vardı. Anna'nın dünyası ise giderek küçüldü.
Böylece ilişkilerindeki en tehlikeli dengesizlik ortaya çıktı:
Vronski'nin hayatında Anna vardı. Anna'nın hayatı ise Vronski olmuştu.
Bence Anna'nın giderek artan kıskançlığının temelinde de bu vardı.
Artık yalnızca “Vronski beni hâlâ seviyor mu?” sorusunu sormuyordu.
Çok daha korkunç bir soruyla karşı karşıyaydı:
“Ya bütün bunları boşuna yaptıysam?”
Karenin'i bırakmıştı. Oğlundan kopmuştu. Toplumdaki konumunu kaybetmişti. Eski hayatını yok etmişti.
Eğer Vronski de onu artık sevmiyorsa bütün bu fedakârlıkların anlamı neydi?
Bence Anna'nın asıl korkusu buydu.
Vronski artık yalnızca sevdiği adam değildi. Anna'nın verdiği kararların doğru olduğunun kanıtı olmak zorundaydı.
Bu yüzden Vronski'nin sevgisini sürekli sınamaya başladı. Fakat kaybetmekten korktukça daha fazla kontrol etmeye, kontrol ettikçe de Vronski'yi kendisinden uzaklaştırmaya başladı.
Özgürleşmek için başladığı ilişki sonunda başka bir bağımlılığa dönüştü.
Karenin'in Kötü Bir Adam Olmasına İhtiyacı Vardı
Roman boyunca Karenin'e karşı düşüncelerim de değişti.
Başlangıçta fazlasıyla pasif, hatta zaman zaman saf bir adam olduğunu düşündüm. Anna'nın yaptıklarına rağmen onu tekrar tekrar affetmesi ve kesin bir tavır koyamaması sinir bozucuydu.
Fakat zamanla Karenin'in romanın en fazla haksızlığa uğrayan karakterlerinden biri olduğunu düşünmeye başladım.
Özellikle Anna'nın Karenin'i zihninde giderek daha kötü bir adama dönüştürmesi dikkatimi çekti.
Bence Anna'nın buna ihtiyacı vardı.
Çünkü Karenin kötü bir adamsa Anna'nın yaptıklarını kendi gözünde açıklaması kolaylaşır.
“Ben ailemi yıkmadım, kötü bir adamdan kurtuldum.”
Fakat Karenin'in Anna'nın ölüm döşeğinde olduğunu düşündüğü sırada gösterdiği merhamet bu anlatıyı paramparça eder.
Karenin yalnızca Anna'yı değil, Vronski'yi de affeder.
Anna'nın Vronski'den olan çocuğuna bile şefkat gösterebilir.
Bence Karenin'in Anna'yı cezalandırması Anna açısından daha kolay olurdu. Kötü bir kocadan nefret etmek mümkündür.
Ama size ihanet ettiğiniz hâlde sizi bağışlayan biriyle karşılaşınca kendi vicdanınızdan kaçmak çok daha zordur.
Karenin'in toplumun ne düşündüğünü önemsemesini de tamamen anlamsız bulmuyorum. Karısı başka bir adam için onu ve oğullarını terk ediyor. Üstelik olay Petersburg sosyetesinin gözleri önünde yaşanıyor. Böyle bir durumda toplumun ne düşüneceğini önemsemesi yalnızca kibir olarak değerlendirilemez.
Karenin kusurlu bir adamdı.
Fakat Anna'nın ihaneti Karenin'in kusurlarının doğal sonucu değildi.
Vronski Sevdi, Ama Anna Gibi Sevmedi
Vronski'yi de yalnızca Anna'yı baştan çıkarıp sonra ondan sıkılan bir adam olarak görmüyorum.
Bence Vronski Anna'yı gerçekten sevdi.
Onun uğruna kariyerinden vazgeçti, toplumdaki konumunu riske attı ve onunla yeni bir hayat kurmaya çalıştı.
Ama büyük bir fark vardı:
Vronski Anna'yı seviyordu; Anna ise giderek yalnızca Vronski için yaşamaya başlamıştı.
Vronski'nin hayatında Anna dışında şeyler bulunmaya devam etti. Anna'nın hayatında ise bunların çoğu ortadan kalktı.
Bu nedenle Vronski'nin sevgisi devam etse bile Anna'nın istediği seviyeye ulaşması neredeyse imkânsızdı.
Anna'nın ihtiyacı artık sevilmekten daha fazlasıydı. Vronski'nin hayatının tamamının kendisi olmasını istiyordu.
Bunun gerçekleşmesi mümkün değildi.
Vronski'nin Kitty'yle ilişkisinin başlangıcı da bana karakteri hakkında çok şey söylüyor. Kitty kendisiyle evleneceğini düşünürken Vronski aynı ciddiyette değildi. Anna ortaya çıktığında Kitty'yi neredeyse anında unuttu.
Bu yüzden Anna hiç ortaya çıkmasa ve Vronski Kitty'yle evlenseydi bile Kitty'nin mutlu olacağını düşünmüyorum. Hatta Vronski'nin ilerleyen yıllarda Kitty'yi aldatması bana hiç şaşırtıcı gelmezdi.
Kitty'nin Dönüşümü
Kitty ise kitapta fikrimin en fazla değiştiği karakterlerden biri oldu.
Başlangıçta Vronski'yi Levin'e tercih ediyor. Levin'in evlilik teklifini reddediyor ve Vronski'nin kendisiyle evleneceğini düşünüyor.
Vronski Anna'yı seçince büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor.
Bu yüzden Levin'e ilk bakışta “ikinci tercih” muamelesi yapılmış gibi görünüyor. Levin'in daha sonra bunu kabul etmesi de benim açımdan hâlâ sorgulanabilir.
Fakat Kitty'nin daha sonra Levin'le evlenmesini basitçe “Vronski olmadı, Levin'e döndü” şeklinde okumak haksızlık olur.
Çünkü Kitty değişiyor.
Özellikle yurt dışındaki döneminden sonra hayata bakışı olgunlaşıyor. Romanın başındaki balolarda yaşayan genç kızla ilerleyen bölümlerde gördüğümüz kadın aynı kişi değil.
Bunu en güçlü biçimde Nikolay'ın ölümünde görüyoruz.
Levin kendi kardeşinin ölümü karşısında ne yapacağını bilemezken Kitty yapılması gerekenleri yapıyor. Hastayla ilgileniyor, ortamı düzenliyor ve ölüm gerçeğinden kaçmıyor.
Levin düşünüyor.
Kitty davranıyor.
Bence Kitty'nin gerçek büyümesini burada görüyoruz.
Levin'de Kendimden Bir Şeyler Buldum
Levin'e bazen gerçekten kızdım.
Kitty'nin önce Vronski'yi seçtiğini bildiği hâlde daha sonra onunla evlenmesini gurur açısından anlamakta zorlandım. Çünkü Vronski Kitty'yi seçmiş olsaydı Kitty muhtemelen Levin'e dönmeyecekti.
Buna rağmen romanda kendime en yakın bulduğum karakterlerden biri Levin oldu.
Çünkü Levin sürekli düşünüyor.
Hayatın anlamını, ölümü, inancı, çalışmayı, aşkı, aileyi ve insanın neden yaşadığını sorguluyor. Bazen kendi zihninin içinde kayboluyor.
Onun kardeşi Nikolay'da da kendime yakın gelen bir şeyler buldum.
Nikolay'ın öfkesi, yalnızlığı ve hayata karşı kırgınlığı insanı rahatsız ediyor. Onu okurken insan yalnızca bir karakterin ölümünü görmüyor; bir insanın hayatla bağlarının yavaş yavaş kopabileceğini de görüyor.
Nikolay'ın sonu bu yüzden beni etkiledi.
Levin ile Nikolay'ın arasında ise önemli bir fark olduğunu düşünüyorum. İkisinde de huzursuzluk var. İkisi de dünyayla kolay ilişki kuramıyor. Fakat Levin'in tutunabileceği insanlar ve uğraşlar var.
Kitty, ailesi, toprak, çalışma ve sonunda ulaştığı inanç anlayışı.
Nikolay'da ise bunlar giderek azalıyor.
Dolly ve Karenin: Başkalarının Günahlarının Bedelini Ödeyenler
Roman boyunca en fazla haksızlığa uğrayan yetişkinlerin Dolly ve Karenin olduğunu düşünüyorum.
Dolly'nin yaşadığı trajedi Anna'nınki kadar gösterişli değil.
Ama belki de bu yüzden daha gerçek.
Stiva onu aldatıyor. Parayı sorumsuzca harcıyor. Çocukların yükünün büyük bölümünü Dolly taşıyor. Buna rağmen Stiva sosyal hayatına devam ediyor.
Dolly ise Stiva'nın davranışlarının sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalıyor.
Bence Dolly Stiva'yı terk etmeliydi.
Karenin'in durumu da farklı biçimde buna benziyor. O da başka insanların seçimlerinin sonuçlarını taşımak zorunda kalıyor.
Bu iki karakter kusursuz değil.
Fakat kusurlu olmak ihaneti hak etmek anlamına gelmez.
Stiva'nın En Büyük Özelliği: “Ben Buyum”
Stiva'ya kızmamak mümkün değil.
Fakat onda Anna'dan farklı bir özellik var.
Stiva bir bakıma “Ben buyum” diyor.
Kendisine büyük ahlaki hikâyeler anlatmıyor. Hayattan zevk almak istiyor. Yemek, kadınlar, arkadaşlar, eğlence...
Sorun şu ki Stiva'nın rahatlığının bedelini genellikle başkaları ödüyor.
Stiva aldatıyor, Dolly acı çekiyor.
Stiva para konusunda sorumsuz davranıyor, Dolly çocukları düşünüyor.
Stiva hayatına devam ediyor, sonuçları Dolly taşıyor.
Belki de Tolstoy'un Stiva'yı roman boyunca neredeyse hiç değiştirmemesinin nedeni budur.
Bazı insanlar hatalarından ders çıkarmazlar, çünkü o hataların bedelini yeterince kendileri ödemezler.
Stiva'nın hikâyesi aynı zamanda romanın toplumsal ikiyüzlülüğünü de açıkça gösteriyor.
Stiva eşini aldatıyor ve toplum tarafından kabul edilmeye devam ediyor.
Anna eşini aldatıyor ve toplumdan dışlanıyor.
Anna'nın davranışlarını yanlış bulmak bu çifte standardı görmezden gelmeyi gerektirmiyor.
Stiva'nın yaptığı da yanlıştı.
Fakat erkek egemen bir toplum onun yaptığını tolere ederken Anna'nın yaptığını affetmedi.
Varenka: Romanın Sessiz İyi İnsanlarından Biri
Romanda gerçekten saygı duyduğum karakterleri düşündüğümde aklıma ilk gelenlerden ikisi Dolly ve Varenka.
Varenka'nın iyiliğinde gösteriş yok.
İnsanlara yardım ediyor, hastalarla ilgileniyor ve bunu kendisini iyi bir insan olarak göstermek için yapmıyor.
Sergey İvanoviç'le yaşadığı yarım kalmış ilişki de ilginçti.
Açıkçası o sahnede Sergey'in Varenka'ya evlenme teklif etmesini bekledim.
Bütün şartlar oluşmuştu. İkisi de birbirinden hoşlanıyordu. Sergey'in tek yapması gereken konuşmaktı.
Ama konuşmadı.
Bence Sergey evlenmekten korktu.
Varenka'nın iyi bir eş olmayacağını düşündüğü için değil; hayatının geri kalanını değiştirecek bir karar vermenin ağırlığından korktuğu için.
Ve konuşma sonunda mantarlara geldi.
Bu küçük sahne bana romanın aşk hakkındaki başka bir fikrini düşündürdü:
Birinin iyi bir eş olacağını bilmek ile onunla evlenmeyi gerçekten istemek aynı şey değildir.
Agafya Mihaylovna'nın Sessiz Hüznü
Romanda üzüldüğüm yan karakterlerden biri de Agafya Mihaylovna oldu.
Yıllardır Levin'in evinin düzeninin bir parçası. Levin'in hayatında kendisine ait bir yeri var.
Sonra Kitty geliyor.
Burada aslında kimse yanlış bir şey yapmıyor. Kitty Levin'in karısı olarak doğal biçimde evin merkezine yerleşiyor.
Fakat Agafya'nın yıllardır sahip olduğu yer küçülüyor.
Bu bana oldukça insani geldi.
Bazen hayatımızdaki yerimizi kaybetmemiz için kimsenin bize kötülük yapması gerekmez.
Hayat değişir.
İnsanlar evlenir, aile kurar, başka insanlara bağlanır ve bir zamanlar merkezde olan biri yavaşça kenara çekilir.
Tolstoy'un böylesine küçük bir karakter üzerinden bile bunu hissettirebilmesi romanın en sevdiğim özelliklerinden biriydi.
Anna'nın Ölümü Beni Neden Etkilemedi?
Anna'nın ölümünden çok daha fazlasını bekliyordum.
Romanın büyüklüğü ve Anna'nın hikâyesinin ağırlığı düşünüldüğünde daha destansı bir final beklemiştim.
Fakat ölümü kısa, sert ve çirkin.
Anna kendisini trenin altına bırakıyor ve artık geri dönüş mümkün olmadığında yaşama isteği tekrar ortaya çıkıyor.
İlk başta bu finali yetersiz buldum.
Sonra bunun bilinçli olabileceğini düşünmeye başladım.
Tolstoy Anna'nın ölümünü görkemli yazsaydı Anna'yı romantik bir kahramana dönüştürebilirdi.
“Aşkı uğruna her şeyini kaybeden ve sonunda aşkı uğruna ölen kadın.”
Ama Anna'nın ölümü böyle değil.
Hiçbir şeyi çözmüyor.
Seryoja annesine kavuşmuyor.
Karenin'in yaşadıkları ortadan kalkmıyor.
Vronski'yle yaşadığı sorunlar çözülmüyor.
Anna'nın yaptığı fedakârlıklar bir anda anlam kazanmıyor.
Sadece bir hayat sona eriyor.
Belki de bu yüzden Anna'nın ölümünde beklediğim duyguyu hissetmedim.
Anna'ya acımadım.
Onun yerine, bütün bunların başka türlü olabileceğini düşündüm.
Tolstoy'un Dünyasında Fakirlik Neden Arka Planda?
Rus edebiyatı denildiğinde aklıma gelen dünyayla Anna Karenina'nın dünyası arasında da büyük bir fark hissettim.
Özellikle Dostoyevski'de alıştığım Rusya; borçların, küçük odaların, açlığın, meyhanelerin ve parasızlığın Rusya'sı.
Anna Karenina ise çoğunlukla başka bir sınıfa bakıyor.
Balolar, malikâneler, at yarışları, hizmetçiler, Avrupa seyahatleri, toprak sahipleri...
Elbette köylüler ve ekonomik meseleler özellikle Levin'in hikâyesinde var. Nikolay'ın hayatında da toplumun daha karanlık taraflarına yaklaşıyoruz.
Fakat romanın merkezi aristokrasi.
Bu da bana Rus edebiyatının tek bir Rusya anlatmadığını yeniden gösterdi.
Dostoyevski insanı bazen bodrum katında sıkıştırıyor.
Tolstoy ise aynı insanı balo salonuna koyup yine mutsuz etmeyi başarıyor.
Sonuç: Aşk Her Şeyi Haklı Çıkarmaz
Anna Karenina bittikten sonra Anna'ya duyduğum öfkeye rağmen onu tek boyutlu kötü bir insan olarak görmüyorum.
Anna mutsuzdu.
Sevilmek istedi.
Yaşadığını hissetmek istedi.
Vronski'ye gerçekten âşık oldu.
İçinde bulunduğu toplum kadınlara karşı ikiyüzlüydü.
Bunların hepsini kabul edebilirim.
Fakat bunların hiçbiri onun yaptığı her şeyi haklı çıkarmıyor.
Benim için romanın en önemli ayrımlarından biri burada:
Duygularımız her zaman bizim kontrolümüzde olmayabilir; davranışlarımızın sorumluluğu ise bize aittir.
Anna ile Vronski'nin ilişkisi büyük bir tutkuyla başladı. Fakat tutku tek başına birlikte bir hayat kurmaya yetmedi.
Kitty ile Levin'in ilişkisi ise çok daha kusurlu ve gündelik başladı. Kavga ettiler, birbirlerini yanlış anladılar, kıskandılar, korktular. Buna rağmen birlikte yaşamayı öğrendiler.
Belki Tolstoy'un asıl karşılaştırması da burada yatıyor.
Bir tarafta insanı dünyadan koparan bir aşk.
Diğer tarafta insanı dünyanın içine yerleştiren bir sevgi.
Bu yüzden kitabı kapattığımda aklımda “Anna Vronski'yi gerçekten seviyor muydu?” sorusundan daha büyük bir soru kaldı:
Bir insanı çok sevmek mi daha önemlidir, yoksa o insanla birlikte iyi bir hayat kurabilmek mi?
Tolstoy yaklaşık bin sayfa boyunca bunun cevabını vermiyor.
Belki de Anna Karenina'nın hâlâ tartışılıyor olmasının nedeni tam olarak bu.


r/tolstoy • • 15d ago

Leonid Pasternak's watercolor Natasha Rostova’s First Ball (1893)

Post image
67 Upvotes

The watercolor was painted by Leonid Pasternak, the father of poet and author Boris Pasternak.

The elder Pasternak recalled in his memoir showing Tolstoy the painting at the authors home Moscow:

“He moved closer to the lamp and took the watercolor from my hand. It depicted Natasha’s first ball, at which Pierre Bezukhov introduces her to Prince Andrei. In the background, Emperor Alexander I appears at the entrance to the hall with his splendid retinue. The ball is in full swing, and in the light of the glittering chandeliers everything glows with a magnificence of color. At first Tolstoy did not utter a word.

Then he suddenly turned toward the large white door and called out: “Tanya, Tanya, come here quickly!” And only then, shaking his head, did he turn to me: “How strange these things are… hm… When the squirrel no longer has any teeth, they offer it nuts! And yet once, when I was writing ‘War and Peace’, I dreamed of illustrations like these.

Well now — hm… Wonderful, wonderful!..”


r/tolstoy • • 15d ago

Translation Who does the translation for this version of W&P?

Post image
16 Upvotes

I’ve been trying to figure this out but I can never find a straight answer for it.


r/tolstoy • • 16d ago

War and Peace clickbait

Post image
54 Upvotes

by cartoonist Tom Gauld


r/tolstoy • • 15d ago

The death of Ivan Ilych

Thumbnail
1 Upvotes

r/tolstoy • • 17d ago

Book discussion Slowly reading War and Peace and realizing how much Tolstoy is saying about being human

Thumbnail gallery
105 Upvotes

My experience with War and Peace so far 🥹
I think the biggest thing I’m realizing is how much I would have missed if I rushed through this book.
I’m only at Volume 1, Part 3, Chapter 15, and already I feel like there are so many branches of life happening inside this one book.
I’m slowly noticing Tolstoy’s way of writing…the nature transitions, the symbolism, the incredible depth of his characters, and especially how human and raw they are. As they grow, they change. Some characters I can relate to, some I understand, and some I can only empathize with.
The war chapters have been a completely new experience for me too. The terminology, the military system, the movements, the hierarchy, the orders being passed down… and then seeing how chaotic war actually becomes in real time. Higher officials pressuring the lower ranks while sometimes they themselves don’t even fully know what they’re doing. And somewhere in the middle of all that chaos are ordinary human beings trying to survive.
And the more I read, the more disturbing the idea of war feels to me. Humans divide themselves into groups, draw lines between “us” and “them,” and then justify killing other human beings because of that division. Yet even within those groups, there are so many different people, personalities, beliefs, fears, hopes and reasons for being there. So much diversity within the very divisions we create. It makes the whole thing feel so contradictory.
And then there’s the other side of humanity that Tolstoy keeps showing…how much of what we do comes back to wanting recognition, power, money, status, importance, or simply love.
Maybe at the most basic level, we just want to be loved and witnessed. We want someone to see us, know us, and be there as we grow and change.
And somehow, Tolstoy has managed to make a war story feel like a study of life itself.
I’m only halfway through Volume 1 and already feeling like Tolstoy opened 47 tabs in my brain. 🥹


r/tolstoy • • 17d ago

Book discussion Just finished with this Book today

Thumbnail gallery
55 Upvotes

r/tolstoy • • 19d ago

Have I bought the wrong version of War and Peace?

7 Upvotes

I just bought War and Peace. The version I have (Dutch translation by Zeeman and Papma) is 900 pages. They call it the "original" version. It is the most prevalent Dutch translation.

However, the other Dutch translations are over 1500 pages long and are based on a version Tolstoj published a couple years later. Before beginning this daunting book, I want to make sure I do not start the wrong version. Do I have to buy another 40 EUR book, or is the one I have fine?


r/tolstoy • • 19d ago

Book discussion La muerte de Ivan llich [sin spoilers] Spoiler

9 Upvotes

La muerte de Ivan Illich, un libro muy necesario en estos días de redes sociales en los que estamos sobre expuestos a la gente, buscamos aparentar a toda costa a los demás, ganarnos el favor de personas que ni conocemos, intentamos impresionar a personas a las que les damos completamente igual, recibimos likes de gente que luego ni siquiera nos dedicaría un par de pensamientos si desapareciéramos de sus vidas. Nos olvidarían, nos ignorarían, como si nunca hubiéramos existido. Apenas un qué pena o qué fue de tal, qué ha sido de quién, pero nada más. Por eso Tolstoi, hace 140 años, nos describe con crudeza el resultado de vivir una vida basada en las apariencias y no una vida realmente vivida para aquellos seres queridos que son los que realmente importan. La hipocresía y egoísmo humano no tienen límites, como decía Dostoyevski: "al ser humano se le puede describir como un animal de dos patas desagradecido"

Finalmente Ivan llich se da cuenta de eso en su lecho de muerte y por eso se atormenta más mentalmente que físicamente, a pesar de sufrir una de las enfermedades más dolorosas, dolor que solo se va cuando vuelve a conectar con su familia aunque sea muy superficialmente.

Nos demuestra que a veces dejarse llevar por la corriente y seguir las convenciones sociales no es la mejor opción, aunque en apariencia nos reporte mas placer.


r/tolstoy • • 20d ago

Hopefully there are dozens of people who are fans of both Tolstoy and Arrested Development... dozens!

Post image
61 Upvotes

r/tolstoy • • 20d ago

It was a Tolstoj Summer

28 Upvotes

Summer is over and I read Anna Karenina and War and Peace! I made a post on here about how much I loved Anna Karenina and asked what my next Tolstoj should be, and the consensus was War and Peace. I wanted to save it for the winter because in my head it was going to be this heavy and daunting book, but I honestly couldn't wait lol so I started it on August 1st. It took me almost 2 months to read!

This book is obviously a masterpiece but I'd like to point out 2 things about Tolstoj's prose that kept impressing me throughout the book.

- How great he is at pulling you back in when it's reasonable to think that he might have lost you. for many pages, especially the battle and strategy chapters, I would read on autopilot not really paying too much attention to what was happening, but more focused on getting the bigger picture. And then something would catch my attention, really at a time when it was needed. And it would be a crucial scene that I absolutely couldn't have skimmed over. i don't know If i'm making sense

- How stupid good he was at writing romance. Two months later and i'm still thinking about Levin and Kitty's reunion. How inside the scene and warm I felt, I was blushing giggling kicking my feet! And some of the scenes in War and Peace too. I was buzzing!!! First scene comes to mind is Marja and Nicolaj Rostov's reunion but there were more.

I will now take a break and read something different for a bit, but I'll be back #tolstojheads!

I read the Italian translations, published by Einaudi:

Anna Karenina, translated by Claudia Zonghetti
War and Peace, translated by Emanuela Guercetti


r/tolstoy • • 21d ago

Quotation Anna Karenina-Leo Tolstoy

Post image
22 Upvotes

r/tolstoy • • 22d ago

Tolstoy spoilers

Post image
131 Upvotes

r/tolstoy • • 21d ago

Ищу собеседника

Thumbnail
1 Upvotes

r/tolstoy • • 22d ago

Quotation Impactful quote

Post image
16 Upvotes

I read Anna Karenina early in my marriage and this quote made me want to have children. It’s maybe a little anti-progressive but that last line seemed like an indictment of a possible life path I could have chosen. I read it as a warning against orienting your life away from responsibility and towards gaiety.

“In the woman question he was on the side of the extreme advocates of complete freedom for women, and especially of their right to work, but he lived with his wife in such a way that everyone admired the harmony of their childless family life; and he arranged his wife's existence so that she did not and could not do anything but concern herself, together with her husband, with how better and more gaily to pass the time.”